Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

TÜRK DESTANLARI ÜZERİNE İNCELEME

 

BOZKURT   DESTANI

Bozkurt destanı hakkında Çin kaynaklarında bu konuda üç değişik     efsane vardır Bunların ikisinde düşmanlarına mağlup olan Göktürkler  den eli ve ayağı kesilmiş bir çocuğa bir kurdun bakması ve onunla evlenerek  yüz veya on erkek çocuk doğurması anlatılır.

Diğer destanda ise Hunların kuzey bölgelerinde yaşayan  on sekiz kardeşin en büyüğünün kurttan doğması, bu kardeşlerin ve bunlara bağlı halkın düşmanlar tarafından  öldürülmesi ile  geriye yalnız  kurt'tan doğan  büyük kardeşin kalması anlatılmaktadır.(32)

Destan hakkında Çin kaynaklarında yazılı özetlerden biri şöyledir;

Türkler batı denizi (Hazar) kıyılarında otururken bir düşman saldırısına uğrarlar. Bunların içinden bir çocuk hariç hepsini öldürdüler. Bu çocukta yaralı idi. Bu çocuğunda elini kolunu keserler ve giderler.   Tanrı' nın gönderdiği bir dişi Bozkurt (Gök Börü) bu çocuğu kurtarır ve iyileştirir. Sonra onunla  yakınlık  kurup , ondan  bir çok  çocuklar doğurur. düşmanlar bu genci öldürmeye kalkınca Kurt onu  kurtarır ve  denizin öteki tarafındaki bir  mağaraya   götürür.  Mağaranın  önü yeşillik ve verimli bir yerdir. kurdun oğulları orada çoğaldılar. onlara hükümdar olan sonun da "Asena"(kurt )adını aldı.

Bu destan da"Türklerin Milli totem'i olan kurtla münasebetleri anlatılmaktadır." Toteizm in aslı,"soyundan geldiğine inanılan insan hayvan veya bitkilere dini ve kudsi gözle bakmaktır.

"Bozkurt , asıl Türk birliğinin ve cihangirliğinin sembolüdür."(33)

ERGENEKON DESTANI

Bu destan ,13. yy.da yazıya geçirilen ve Köktürklerin "ErgenKon' dan" çıkışlarını anlatan bir destandır.(34)

Ergenekon destanı önce "xııı asır Mogol tarihçesi Reşidüd- din" tara fından "Cam'i u-t Tevarih" adlı kitabında "Farsça" olarak yazılıdır.  Daha   sonra Türkiye Türkçesine xvıı.yy da" Ebülgazi Baha- dır Han'ın şecere-i Türk" adlı eseriyle çevirilmiştir.(35)

Bu destana göre;

Köktürkler düşmanlarıyla girdikleri bir savaşta yenilmişler Hakan'larıyla birlikte kılıçtan geçirilmiştirler. yalnız hakanın oğlu "kağan"ile, yeğeni  "Nüküz" kadınlarıyla birlikte kurtulmuşlardır. Bunlar kadınlarını da yanlarına alarak kaçmış ince, sıkışık, karkı bir geçitten, bir dağlar ardı ülkesine sıgınmışlardır. Burası aşılmaz sarp tepelerle çevrili bir yurttur. Çayırlar, otlaklar, avlaklar ve bol av hayvanlar vardır. Köktürkler burada 400 yıl kalıp çoğalırlar. sonunda burası onlara dar gelmeye başlar. Buradan çıkıp kurtulmak için çareler aramaya başlarlar. Fakat daha önce geldikleri yerin izini kaybetmişlerdir.

Nihayet içlerinden bir demirci çıkar "Ben bir yer gördüm orada demir   madeni var,oranın bir kat olduğunu sanıyorum. Eger onu eritirsek yol buluruz"der.

Gösterilen yerin üzerine bir kat odun ve kömür yayarlar.Yetmiş körük körükleyip,  yüklü bir deve çıkacak kadar yol açarlar. Türkler oradan çıkıp savaşlar yaparlar ve düşmanlarını yenerler. Dagdan çıkışta  onlara  "Boz- kurt" yol gösterir." Başbuğların adı da Börte-çene (bozkurt)'dir.(36)

"Ergenekon (Ergene:sarp,yüce...Kan:dag beli,geçit)" denen yerden çıktıkları gün Türklerce bayram sayılır.bu bayramda yapılan törende, " kızgın bir demir, örsün  üzerine  konulur. Türk  hakanı, bu örse çekici vurur, beylerde rütbelerine göre     onu takip ederler. Bu aynı zamanda  ilkbahar  (nevruz) bayramıdır."

 

Ziya Gökalp ise Ergenokonu şöyle anlatmıştır.

 

ERGENEKON

Yıllar geçti bir an geldi                                Elma erik çoktu,yedik

Türk tahtına İlhan geldi                              Demir bulduk örs işledik  

Sağdan soldan düşman geldi                      "Bir gizli yol bulsak" dedik

Kurulm uştu tuzağımız                                 Dağ delerdi bıçağımız

 

Verilmedi bir dem soluk                              Kurt tan hali iken bu yurt

Kanlar aktı oluk oluk                                  Bir gün peyda oldu bir kurt

Öldü bütün çoluk çocuk                              Bir geyiğe attı avurt     

Han,bey,çeri,uşagımız                                Gördü çoban yamağımız

 

Yalnız Nüküz ile Kagan                               Kurt bir delik buldu gitti,

İki kızı alıp yayan                                        Bir demirci takip etti

bir sarp dağa attılar can                             Ocak yaktı taş eritti

Bunlar oldu kaçagımız                                 Açıldı yol kapağımız

     

Dagdan daga hep gizlice                            Büyük sevinc büyük müjde

Yürüdüler beş on gece                                Bayram yaptık kentte köyde

bir tan vakti gayet ince                               Torun ,oğul ,baba, dede

Bir iz oldu ugragımız!                                   Büyüğümüz ufağımız

 

Birde baktık yeşil bir dag!                           Demirciye bozkurt dendi

Her tarafta bir yüce dag!                            Han tanıldı ,tac giyindi

Geniş fakat sıkı bir ag                                 Yoldan önce kendi indi

Dedik ne hoş bu agımız                               Sağ elinde bayrağımız

 

Dörtyüz sene bu dagda kaldık                     Börteçine kurdun adı

Geyik arttı biz çogaldık                                 Ergenokon yurdun adı

Çıkamadık işe daldık                                     Dörtyüz sene durdun hadi

Pek şenlendi konagımız                                Çık ey yüzbin mızrağımız

                                                                          (Ziya Gökalp,Kızılelma)(39)

                                                                        

YUKARI