Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

TÜRK DESTANLARI ÜZERİNE İNCELEME

 

TÜREYİŞ DESTANI

Nihal  Atsız 'a göre  bu destan: "Dokuz Oğuz-Uygurların erkek bir kurt ile Hun Yabgusunun kızlarının izdivacından teşekkürlerini anlatır.(40) Uygurlar'a ait bu destan Çin ve İran kaynaklarında yer alan bazı parçalar vardır."(41)

Destana göre: eski bir Türk hakanının  görülmemiş derecede güzel kızları vardı. Hakan kızlarını  insanlarla  evlendirmeye kıyamadı. Onların yalnızca tanrılarla evlendirilmeye layık olduklarını düşünüyordu. Hakan kızlarını insanlardan uzak tutmak için yüksek bir kule yaptırdı ve kızlarını oraya  yerleştirdi. Tanrıların gelip evlenmeleri için, tanrılara yalvarmaya başladı.

Tanrı, nihayet bir bozkurt şeklinde geldi. Bu kızlarla evlendi. Bu evlenme sonucunda doganlar "Dokuz Oguz ve On Uygur " boylarını oluşturdular.  Bunların sesi  "Bozkurt sesine"  benzerdi. Bu çocuklar bozkurt ruhu taşıyarak çogaldılar.(42)     

          GÖÇ DESTANI

Nihal Atsız'a göre;Göç Destan'ı ,"Çin ve İran kaynaklarında birbirine çok benzeyen iki kompozisyonlar halindedir ve güneye göçmeye mecbur kalan Dokuz Oğuz - Uygurların macerasının ifadesidir".(43)

           Uygurların"Ötüken bölgesinden Tarım havzasına"göç etmelerini içerir.(44)

H.Nihal Atsız' ın"Türk Edebiyat Tarihi"adlı eserinde destanı şöyle nakledilmektedir.

Uygur elinde"Hulin"adında bir dağ vardı.Ondan Tuğla ve Selenge ırmakları çıkmaktaydı . Bir gece orada bulunan bir ağacın üzerine gökten ilahi bir ışık indi.Ağacın gövdesinde gebe bir kadına benzeyen, bir şişkinlik oldu.Dokuz ay on gün sonra o şişkinlik yarıldı. İçinden beş çocuk çıktı O ülkenin ahalisi bunları alıp büyüttüler En küçükleri olan "Buğu Han" büyüyünce hükümdar oldu.Otuz göbekten fazla bir zaman geçtikten sonra "Yulun Tigin"hükümdar oldu. Çinlilerle bir çok savaşlar yaptı.Bu hale son vermek için oğlu"Galı Tigini"bir Çin prensesi ile evlendirmeye karar verdi. Bu sarayını"Hatun Dağı'nda"kurdu. Bu civarda Tanrı Dağı adında bir dağ yan tarafında da küçük dağ şeklinde ve"Kutlu Dağ"adını taşıyan bir kaya vardı. Buraya Çin elçileri geldiler ve  dedilerki; "Hatun  Dağı'nın saadeti bir kayaya bağlıdır. Bu hükümeti zayıflatmak için onu yok etmeli".Çinliler, prensle evlenmenin karşılığı olarak Ti- gin'den bu kayanın verilmesini istediler.Tigin'de buna razı oldu.Kaya büyük olduğundan,odunlar yakıp kayayı kızdırdılar ve üzerine sirke döküp parçaladılar.Sonra parçaları arabaya koyarak Çin'e götürdüler.Bu büyük bir olay oldu.

Memleketteki  bütün kuşlar, hayvanlar kendi dilleriyle bu kayanın gidişine ağladılar.Bundan yedi gün sonra Tigin öldü Ondan sonra memleket felaketten kurtulmadı. Halk rahat yüzü görmedi. Yulun Tigin' den sonra ki hükümdarlardan bir çoğu, çabuk öldüler. Bunun üzerine hükümdarlar, payı tahtlarını Hocu'ya göçürmeye mecbur oldular Hakimiyetelerini oradan Beş Balığa kadar uzattılar.(45)

Mete Han'ın, Çinlilere her şeyini vermeye razı olduğu halde  çorak-toprak  parçasını  vermemesi bu göç destanında tersine dönmüş, uğursuzluk getirmiş bir motif olarak karşımıza çıkmıştır.

"Oğuz'un cihan hakimiyetine yönelmiş "Batı'ya göç" teması ,burada tekrarlanmaktadır.(46)

                                           

YUKARI