Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

AMASYA TARİHİNE GENEL BAKIŞ

 

MİLLİ MÜCADELE DÖNEMİNDE AMASYA19 Mayıs 1919 da; yıkılan, yok olmak üzere olan parça , parça edilen bir milletin kalbini kontrol ve yeni ümitler vaadetmek, yeni ufuklar göstermek; “Bu millet bu duruma düşemez  düşse bile bu Milletin ölüsü bile bir devlet kurar” gerçeğini içinden geldiği bu Millete hatırlatmak için Samsun a gelen Mustafa Kemal:  Milleti hazır buldu. Zira Millet sabah seher vaktinde güneşi bekleyen horoz gibi bir umut ışığı bekliyordu. Ve oda samsundan ilk ışıklarını gönderdi ve AMASYA da DOĞDU.  M. Kemal Milletinin özelliklerini çok iyi biliyordu. Senelerce bu milletin evlatlarına komutanlık etmiş bir çok cephede birlikte savaşmıştı,  Tarihe de bir göz atınca bu milletin esareti asla ve asla kabul etmeyeceği gün gibi aşikardı. Sadece ve sadece lider aranıyordu.  Kendin de bu gücü Hisseden  M. Kemal  uygun fırsatları değerlendir ve Samsun dan ANADOLU nun bağrına doğru yola çıkar. M. Kemal in liderliği AMASYA da tamamiyla kesinleşir. Türk milleti  AMASYA lıların verdiği “ kayıtsız şartsız” “BÜTÜN AMASYA EMRİNİZDEDİR PAŞAM GAZANIZ MÜBAREK OLSUN”  sözüyle  Açılan Cihat Sancağı altında Mustafa Kemal önderliğinde bütün dünyaya örnek olan “Yokluklar içinde bir mücadeleyi Başarıyla bitirmiş” yıkılan bir devletin küllerinin arasından yepyeni bir devlet kurmuştur.

"PAŞAM !..,BÜTÜN AMASYA EMRİNİZDEDİR. GAZANIZ MÜBAREK OLSUN"
       Mustafa Kemal Paşa ve yanında mesai arkadaşları 12 Haziran Perşembe günü Amasya'ya yaklaşırken şehir içinde de karşılama heyetinin önderliğinde mektep talebelerinin, Muallimlerinin, din adamlarının, askeri birliklerin, kalabalık ahali, şehrin ileri gelenleri, tüccarı, çiftçisi, fabrikatörü ile Amasya'nın Culüs Tepesi mevkiinde toplanmaya başladılar.
      İkindi sonrası, Mustafa Kemal Paşa yanında bir grup çalışma arkadaş kafilesinin yer aldığı otomobil ile Amasya'ya giriş yaptı. Karşılama heyetinde yer alan kalabalık bütün dikkatini "büyük misafir"e verilmişti. Üniformaları Amasya'nın tozlu yollarında renk değiştirmişti. Mustafa Kemal, üstü açık Benz marka otomobilinden indi, kalabalığın tam karşısında yorgun ama gür sesiyle;    "Merhaba Amasyalılar!" dedi. Kalabalık ahalinin önünde bir sıra oluşturan Amasya ileri gelenleri arasında Müftü Hacı Hafız Tevfik Efendi;

"Paşam...Bütün Amasya emrinizdedir...Gazânız mübarek olsun..." diyerek gürledi. Elini bütün muhabbetiyle Mustafa Kemal Paşa'ya doğru uzattı. Uzanan eli Mustafa Kemal Paşa büyük bir saygıyla öpüp muhabbetle kucakladı.

         Müftü Efendi, Anafartalar Kumandanı olarak tanınan Paşa'ya;
       "
Çanakkale'den sonra Şimdide vatanı ikinci defa kurtarmayı ahd ettiniz, her ânı endişeler içindeki yurda halâsı (kurtuluşu) nâsip kılacak himmete giriştiniz. Hoş geldiniz, safalar getirdiniz, himmetiniz payidar olsun" dedi. Daha sonra da yanındakileri teker teker tanıttı. Bunların bir kısmı dini müesseselerde görev almış şahsiyetlerdi. Diğerleri de beldenin sözü dinlenen kimseleriydiler. Aralarında resmi görevli memurlar yer almıştı.

          MUSTAFA KEMAL'İN AMASYALILAR'A HİTABI

          Akşam vakti olmuştu Hükümet Konağı'nda Mutasamf Mustafa Bey'in odasında önde gelen Amasyalıların hazır bulunduğu kalabalığa Mustafa Kemal Paşa uzun bir açıklama konuşma yaptı.  Hükümet Konağının Salonu Amasyalılarca doldurulmuş, heyecan içerisinde, Paşa' nın söylediklerine  dikkat  kesilmişlerdi.  Paşa konuşmasına "Aziz Amasyalılar!" diye sesini yükselterek başladı. Şöyle devam etti;

            Padişah ve Hükümet, Itilaf Devletlerinin elinde esir bir vaziyettedir. Memleket elden gitmek üzeredir. Bu kötü vaziyete çare bulmak için sizlerle iş birliği yapmaya geldim. Hep beraber Aziz Vatanımızı ve İstiklalimizi kurtarmak için gayretlerimizle çalışmalıyız.
Efendiler!
               İzmir'in daha sonra Manisa ve Aydın'ın işgâli gelecekteki tehlikeyi daha açık göstermektedir. İşgâl ve ilhak gibi hadiseleri, asil milletimizin tamamen muhafazası için mitingler yaparak milli heyecanı çok canlı bir şekilde göstermek lâzımdır. Tahammülü imkânsız bu acıklı vaziyetin karşısında derhal bir teşkilât kurmak ve büyük devletlerin mümessillerine tesirli telgraflar çekmek lâzımdır.
            Amasyalılar!
            Burası Havza'dan ötesi Pontus oluyor. Sivas'tan doğusu Ermenistan'a katılıyor. Memleket İngiliz Mandası altına giriyor. Tarihi büyük Türk Milleti böyle bir esareti kabul edemez, Milletimizin tarihi şerefi vardır.
            Muhterem Amasyalılar
           Memleketin her tarafında ateşli çalışmalar başladı. Türk vatanseverlerin gayretle-riyle garp memleketlerimizde milli cepheler kuruldu. Cenupta Fransızlarla el birliği yapan Ermenilere karşı saldırmaya başladılar. Erzurum'da Ermeniler'e karşı mücadele başlamıştır. Amasyalılar:..Ne duruyorsunuz, burada da mutlaka her türlü haklarımızı korumak için "MÜDAFAA-I HUKUK CEMIYETİ" kurmalıyız.
Amasyalılar!
          Düşmanların Samsun'dan yapacağı her hangi bir huruç (çıkartma) hareketine karşı ayaklarımıza çarıklarımızı çekerek, vatanı en son kayasına kadar müdafaa edeceğiz. Allah Milletimize mağlubiyeti gösterirse, bütün evlerimizi, mallarımızı ateşe vererek ve vatanı bir harebezâra çevirerek boş bir çöl halinde düşmana bırakacağız Amasyalılar, buna hep beraber yemin edelim"

         Mustafa Kemal Paşa'nın konuşmasının bitiminde salonda bulunan Amasyalılar "Emirlerinizi bekliyoruz Paşam"diye bağırdılar"
 
Amasya'da "Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti"

        Milli mücadeleye sansak açan AMASYA ahalisi"Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" ni kurdu Bu cemiyetin başkanlığına Müftü Tevfik Efendi seçilmiş ve çalışma arkadaşlarından isimi hatıralarda kalanlar ise şu şekildedir. Belediye Reisi Topçuzade Mustafa Bey, Sultan Bayezid Camii Vaizi ve eski Müftü Abdurrahman Kamil Efendi, Hoca Bahaeddin Efendi, Şeyh Cemaleddin Efendi, Harputizade Hasan Efendi, Topçuzade Ali Bey, Topçuzade Hilmi Bey, Eytan Müdürü Ali Efendi, Hacımahmudzade Mustafa Efendi, Miralayzade Hamdi Bey, Kofzade Mustafa , Şirinzade Mahmud, Melekzade Süleyman, Veysibeyzade Sıtkı Bey, Seyfizade Ragıp, Yumukosmanzade Hamdi Efendi, Arpacızade Hürrem Bey.

"Anadolu'dan başka hiç bir yere gitmem !..."

      Amasya'da çalışma zemini bulan Mustafa Kemal, yeni gelişmeler karşısında bütün yurt sathı ile yaptığı görüşmeler sorucunda artık kurtuluşun Anadolu'dan yayılacağı kanaatini her yere yaymaya başlamıştır. Bunun gerçekleşmesi için çalışmasına ve ağırlık verilmesine çaba harcadı. 18 Haziran 1919 tarihini taşıyan bir telgraf ile bu gidişin kesin çizgileri ana hatları ile ortaya koymuştur.
      Mustafa Kemal Paşa tarafından Edirne'deki 1. Kolordu Kumandanı Cafer Tayyar Bey'e bir mektup gönderdi. Mustafa Kemal Paşa tarafından gönderilen mektupta, Anadolu'nun genel bir durum değerlendirilmesinin yapıldığı söz konusu mektupta İstanbul'un dışında ve yabancı devletlerin denetimi ve tesirinden uzak bir il olan Sivas'ta bir kongre toplamanın uygun olacağı görüşü belirtildi.
     Bu toplantıya vilayetlerden ikişer kişinin delege olarak katılmalarının uygun olacağı kaydedildi. Mustafa Kemal Paşa mektubunda ayrıca şunları da yazmıştı;
"İstiklâle erişinceye kadar, tamamiyle milletle birlikte fedakârâne çalışacağımı, mukaddesatım namına yemin ve bunu gördüğüm milli arzu üzerine her tarafa tamim ettim. Artık benim için Anadolu'dan hiçbir yere gitmemek kat'idir." dedi.

MİLLİ MÜCADELENİN BEYİN TAKIMI AMASYA'DA TOPLANIYOR

20.Kolordu Kumandanı Ali Fuat Paşa ve Hamidiye Kahramanı olarak tanınan eski Bahriye Nâzırı Hüseyin Rauf Bey gizlice kimliklerini gizlemek suretiyle Amasya'ya doğru yola çıktıklarını buluşma yeri olarak daha evvel kararlaştırılan Havza'dan bildirmişlerdi. Mustafa Kemal Paşa'nın beklediği misafirler, Havza'da 45.Piyade Alay Komutanı Binbaşı Ruşen Bey'den gerekli bilgileri aldıktan sonra, yeni buluşma yeri Amasya'ya daha çabuk ulaşabilmeleri için acele bir otomobil Havza istikametine yollandı.
          Ali Fuat Paşa ve Hüseyin Rauf Bey "Başta Mustafa Kemal Paşa olmak üzere, Amasyalıların candan tezahüratı ile karşılandılar. Uzun bir yolculuktan sonra Amasya'ya ulaşan kumandanlar Ali Fuat Paşa ile Hüseyin Rauf Bey'den başka gelenler şunlardı:
          İzmit Eski Sancak Beyi İbrahim Süreyya Bey, Yüzbaşı Osman Nuri, Tufan Bey, Yedek Teğmen Recep Zühtü, Efganlı Teğmen Abdurrahman Maliye Müfettişi Arif Bey, Yaver Idris Bey (Ali Fuat Paşa'nın yaveri)